Türkiye Lokanta ve Pastacılar Federasyonu
Türkiye Lokanta ve Pastacılar Federasyonu
Atatürk

Başkan ve hayali!

Aykut Yenice; ”Eski-Meyen Dostlar Kulübü” üyesidir…

İyi İzmirli’dir Yenice… Yiğittir, adamdır, düzgündür… Hani o Fransız özlü deyişindeki gibi (Comme il faut)…
Duygu yüklüdür… (Edebiyat tahsil etmiştir ne de olsa!)
Hatırnazdır… Biz; babası İsmet Usta’dan biliriz, İzmirspor’dan tanırız, Faik Bey’den anımsarız..! Tercüman’dan da futbol yorumlarını…
Hele, 10 numara tartışılmaz Beşiktaşlı’lığını, Kartal sevgisini, ailesine düşkünlüğünü…

Damak kültürüne meraklı olan her İzmirli; rahmetli İsmet Usta’nın -şimdi yıkıldı Agora dönüşümü çerçevesinde- Mezarlıkbaşı katlı otoparkı, Saray Sineması bitişiği çorbacı dükkanını çok iyi hatırlar…
Yıllardır oğul Aykut Yenice, Çankaya’da sürdürüyor dede-baba mesleğini… Mutfak mirasını… Geleneği…
Aynı zamanda 10 yıldır İzmir’in, 4 yıldır da yaklaşık 150 bin üyeli Türkiye Lokantacılar Odası Federasyonu’nun Başkanlığını yürütüyor…
(Teşkilatın ismini ”tam” yazamadıysak, affola..!)

Etin 25-30 TL olduğu dönemde ”ekmek arası döner=1 TL olmaz” diye açtığı ”merdivenaltı savaş” ile tanınır örneğin…
O günlerde, nasıl ve günlerce ”tehdit edildiğine” yakından tanığızdır Yenice’nin…
”4-5 liraya 4 çeşit yemek olmaz, ciddiyet yok” der, durur… Hiçbir yetkili de ”sallamaz” bunları..!
”Türk Mutfağını’nın fast food kültürüne yenik düştüğünü, yakında sağlıksız bir kuşakla karşılaşacağımız” saptamasını da ”yüreklilikle” yapmıştır…
Antalya’da ülkenin ilk Mutfak Zirvesi’ni toplamıştır…
”Halk sağlığı ve hijyen” konusunda sürekli projeler yürütür, ilgili bakanlıkların kapısını aşındırır…
Kentin tanıtımı için, ülke adına elinden ne geliyorsa yapmaya çalışıyor… Resmen didiniyor Aykut Başkan..!

Geçen akşam geçiyorduk dükkanının önünden, gördü; çaya çağırdı bizi…
Lafladık, durduk…
Konu; yine O’nun İzmir’de ”Gastronomi Müzesi” kurma hayaline geldi, dayandı…
İşte resmen ”İzmir Hastası” Aykut Yenice; işte o söyleşiden aklımızda kalanlar:
”8 bin 500 yıllık tarihiyle ve bu kültür mirasının içersinde dünyanın hiçbir coğrafyasına nasip olmayan etiyle, balığıyla, otuyla, zeytinyağıyla sağlık ve lezzet adına, ne isterseniz her şeyin var olduğu mutfak zenginliğiyle donanmış İzmir’i de yaşamak, büyük keyif…
Neden bu nimetlerden yararlanmıyoruz? Kente, çok önemli bir Gastronomi Müzesi kazandırmıyoruz… Neden..?
Önemli bir gastronomi merkezi olamıyor güzel İzmir… Kahroluyorum arkadaşım, deli oluyorum…
Bu yıl, Uluslararası İzmir Fuarı’nda ‘Ege Mutfağını’ tanıtmak adına yer istedik… Sağolsun, verdiler de… Biz tanıtım yapıyoruz ya, İzmir’i anlatıyoruz ya, para aldılar..! Ne diyeyim ki artık…”
”Bak; Kemeraltı’nın İlyas Gönen Başkanı bile Çarşı’da küstürüldü Kemeraltı’nda…Valiliğin duvarına işporta asılırsa, gerisini sen düşün artık..!”

Federasyon görevi nedeniyle sık sık yurdu dolaştığını anlatan Başkan Yenice, en son Gaziantep’e gitmiş, 1. Uluslararası Şirehanı Yiyecek ve İçecek Festivali etkinliklerine katılmış… Başkan; gördüklerinden oldukça etkilenmiş…
Devam ediyor Yenice;
”Kentin bütün yerel ve kamu yöneticileri, etkinlik boyunca heyecanlıydı. O heyecan, organizasyona öyle bir katkı vermiş ki, kıskandım, kıskandım… Gözlemleyince, hiçbir şeyin tesadüf olmadığını, kenti sokaklarında gezen onlarca turist otobüsünün ve otellerdeki doluluğun boşuna olmadığını, hele hele bir dünya markası İmam Çağdaş’ın kentin vergi rekortmenlerinden oluşunu daha da iyi anladım.”
Değerli Eski-Meyen Dost,
Aklımıza geliveren bir Konfüçyüs özlüdeyişini aktaralım;
”Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, orada güneş batıyor demektir…”
İsteyen istediği yere çeksin, yolun HEP açık olsun…