Türkiye Lokanta ve Pastacılar Federasyonu
Türkiye Lokanta ve Pastacılar Federasyonu
Atatürk

Yiyecek sektörü işçi krizinde

Erdal İZGİ/ MİLLİYET

“ Çok şey arzuluyoruz…

Turizmde marka olmayı…

Yiyecek içecek sektöründe büyümeyi…

Zincir mekânlarla piyasayı ele geçirmeyi…

Bu amaçla öyle işletmeler açılıyor ki…

Şaşırmamak elde değil.

Dekorasyonlarına milyonlar harcanıyor, onbinlerce kira ödeniyor.

Sonra…

Hayal kırıklığı yaşanıyor.

Özsermayeli, kredili hangi girişimci varsa, ticaretin kargaşasında boğuluyor, yok oluyor”

         ***

Türkiye Lokantacılar Pastacılar Federasyonu Başkanı Aykut Yenice’nin, sektörde bugünkü tabloyu anlatan cümlesi böyle.

Devam ediyor:

“ Memlekette bilen bilmeyen işletmeci oluyor.

Lokantacı...

Kebapçı…

Köfteci…

Çorbacı…

Pideci…

Pastacı…

Tatlıcı…

Sanılıyor ki; iyi kazanç var.

Vadeli al, peşin sat.

Kar oranı yüksek, keyifli meslek.

Ancak sanıldığı gibi değil.

Bırakın mesleğin sanatını icra etmeyi, çalışacak adam yok.

Tabakların lezzeti kaçtı. Geçmişin ünlü lezzetlerini arıyoruz.

Zoru bıraktık, kolayı seçtik. Kaliteyi terkettik.

Mesleği bitiriyoruz.”

          ***

Neden?

“ Öncelikle kalifiye eleman yok.

Ahçı, garson artık yetişmiyor.

Her önüne gelen bu işe atlıyor. Çatal, bıçağın nereye konulacağını bilmeyenler hizmet veriyor”

Sebebi?

“ Eğitim sistemi değiştiğinden yani 4+4+4 uygulaması geçildiğinden bu yana ara eleman yetişmiyor.

Sadece bizim değil, tüm sektörlerde anormal kayıp oldu. Önceleri aşçı çırağı, kalfası vardı. Mutfakta çalışır, ustalığa erişir, yeteneğini konuştururdu. Şimdi hiçbiri yok. Herkes kendini usta ilan ediyor”

       ***

Düzelmez mi?

“ Bu koşullarda zor. Hergün yeni yerler açılıyor. Büyük paralar yatırılıyor. Federasyona bağlı 110 bin üyemiz var, en az 3-4 katı kadar bağlı olmayanlar var. Bırakın meslek işçisini, çalışacak adam bulunmuyor. Kapının önünden geçen garson, şef yapılıyor. Onlar da kendini bir şey zannediyor, sürekli maaşını artırıyor. Bu işi bilmeyen işletmeciler de araç oluyor ve kriz büyüyor. Hayallerle açılan işletmeler bir süre sonra büyük zararlarla kapanıyor ama hiç kimse ders çıkarmıyor.*

Sonuç?

Türkiye lezzetin ana vatanıdır. Tenceresi, ızgarası, tavası, mezesiyle dünya lideri olabilir. Malzememiz bol, mesleğimiz köklü. Ancak bugünkü koşullarda sürekli geri adım atıyoruz. Ara eleman konusunu, ülke sorunu olarak ele almak, çözüm bulmak gerekir. Çok ama çok önemli”

Yapmazsak ne olur?

“ Sokak köşesinde ekmek arası tükrük köfteye devam!”

           *****