Türkiye Lokanta ve Pastacılar Federasyonu
Türkiye Lokanta ve Pastacılar Federasyonu
Atatürk

Basmane günleri

'Basmane İzmir'in Misafirhanesi' temasıyla düzenlenen 5. Basmane ve Çevresi Tarih, Kültür, Sanat ve Arkeoloji Günleri, geçtiğimiz hafta gerçekleştirildi. Bizleri Basmane tarihine tanıklık ettiren ve bir hafta süren etkinlik kapsamında; tiyatrodan, söyleşilere, sergilerden, atölye çalışmalarına, müzik dinletilerine kadar birçok faaliyet, bölgenin tarihi mekanlarında gerçekleştirildi. İzmirliler bir hafta boyunca tarihi yakından tanıma fırsatı buldu. Etkinliklerin 4. gününde büyük usta Sancar Maruflu’nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşiye katıldım; benimle birlikte İzmir Otelciler Odası Başkanı Mehmet Gönen, Dr. Osman Koçanoğulları ve Gazeteci Mustafa Oğuz da konuşmacı olarak söyleşide hazır bulundu. 

İzleyicilerle, 8 bin yıllık bir tarihi geçmişi olan kenti konuşup tartıştık. Tarihi semtimiz Basmane ile ilgili bugüne kadar yaşadıklarımı, katılımcılarla paylaştık. Öncelikle 1912’de Selanik’ten Balkan Savaşı sırasında göç eden dedem rahmetli Mehmet Efendi, babaannemle birlikte İzmir’in kalbi agoraya yerleşti. Başta babam Çorbacı İsmet olmak üzere tüm aile fertlerimin doğduğu ev Agora’da bulunuyor. Hayatımızı da Basmane’de kazanıyor olmamın bu semti yaşamamızda ben ve ailemin en önemli ayrıntısı, varoluş sebebi yapmaktadır.

GÜVENLİK ZAAFİYETİ UĞRADI

Maalesef 7’den 70’e hepimiz bu kenti, yaşanmaz hale getirdiğimiz birkaç önemli noktayı da paylaşmadan da geçemedik.  Kemeraltı, Basmane ve Mezarlıkbaşı’nın kaderi caddeye paralel yapılan katlı otoparkla değiştiğini, ayakkabıcı esnafının boşalttığı sokakları, bugüne kadar hiçbir projeyle desteklenmemesi, İzmir’in en önemli meyhane kültürünü dünyaya, ülkeye tanıtmış Yalova Gazinosu 25 senedir kiracı araması semt için hazin bir tablodur.

Basmane yollarının travestilere, hayat kadınlarına emanet edilmesi, en önemli sorunların başlıcalarıdır.  Eskiden insanlar polisle iç içeydi, Anafartalar semtin güvenlik kulesiydi. Karakolu, polis müzesi yaptılar. Artık güvenlik diye bir şey kalmadı, hırsızlar kol gezmeye başladı. Bugün geldiğimiz noktada yaşadığımız kentin nasıl bir kent kimliğine sahip olduğunu idrak edememiş toplumuz. En azından bundan sonra 7’den 70’e tüm sorumluluklarımızın bilincinde olup, tarih kokan kentimize sahip çıkmak umuduyla… Sevgiyle yaşayın, ağız tadıyla kalın…