Türkiye Lokanta ve Pastacılar Federasyonu
Türkiye Lokanta ve Pastacılar Federasyonu
Atatürk

Gürol Tonbul

“On yıldır sende ben misafirim / Bugün değil ama yarın giderim / Annem hasta , çalışır pederim /Ben, sende misafirim.” 30 Ekim 1961 tarihinde Türkiye  ve Federal Almanya  arasında varılan anlaşma gereği  “Ekonomik Göç”  olarak başlayan bir serüvenin adıdır Misafir. Yaş ortalaması  yirmi beş  olan ve bir umutla kapılara yığılan insanlar dişlerine kadar bakılan  çok zor sağlık  kontrollerinden geçecek, dillerini törelerini bilmedikleri topraklarda çalışıp, -para kazanma umuduyla gittikleri bu topraklardan- yıllar  sonra hayal kırıklıklarıyla döneceklerdir. Sirkeci Garı’ndan haftanın iki günü kalkan trenlerle gittikleri ülke hakkında hiçbir bilgiye sahip olmayan Türk işçileri için tam bir macera  olan bu göç ekonomik, sosyal…
Takvimler 1976 yılını gösteriyordu. Mevsimlerden yaz gelmiş dayanmıştır kapıya. Derin bir duyarlığın şairi Can Yücel’in  hapislik cezası böyle güneşli bir günde sona erince  , şair Kınalıada’da alır soluğu. Kınalıada o zamanlar dillere destan bir güzelliğe sahiptir. Yücel’in üzerindeki baskı kalkmış; adadan derin bir yaşam soluğunu  çekmiştir ciğerlerine. Bu solukla oturur, sözcük  dizer şair ve ferahlığın şiirlerini  “Ölüm ve Oğlum” kitabında toplar. Güncel bir zekâyla bezediği şiirlerin içinde halkla ilişkilerin önemli örneklerini görürüz. Ada yaşamının kültür bileşimleri içinde  nükteli sözcüklere, sözcük çarpıtmalarına rastlarız sık sık. Yücel, kendine özgü seçkin bir sözcük irdelemesi içinde  dostu Samaripa’ya mektup yazar şiirinde ve İstanbul’un unutulmaya…
“Bir kıvılcım düşer önce büyür yavaş yavaş / Bir bakarsın volkan olmuş yanmışsın arkadaş / Dolduramaz boşluğunu ne ana ne gardaş / Bu en güzel, bu sıcak  duygudur arkadaş” Melike Demİrağ’ın yıllar yıllar önce söylediği bu şarkıyı hatırladınız mı? Hemen hemen her yerde kulağımıza çalınan ve okul mezuniyet törenlerinde gençlerin dilinden düşürmediği bu şarkının öyküsünü bilir misiniz? Şarkıya konu olan Arkadaş filmi,  yönetmenliğini, senaristliğini ve yapımcılığını  Yılmaz Güney’in üstlendiği 1974 yapımı bir film. Filmin başrol oyuncusu da Yılmaz Güney olunca, filmin Güney sineması içinde önemli bir yere sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Film, öğrencilik yıllarında hayatları kesişen iki arkadaşın yıllar sonra…