Türkiye Lokanta ve Pastacılar Federasyonu
Türkiye Lokanta ve Pastacılar Federasyonu
Atatürk

Refika Birgül

İspanya ve Türk mutfaklarının hem pek çok ortak noktası var, hem de rakip sayılırlar. İspanya gezim sırasında mutfaklarını bizimkiyle kıyaslamadan duramadım. “Türk mutfağı neden İspanyol mutfağına kafa tutmasın ki” diye düşünerek, bu haftaki yazımda bu konuya kafa yordum İtalya ve Fransız mutfağı yaygınlık açısından doğal limitine ulaştı. İspanya ise üçüncülük için en önemli aday. İspanyolcanın yaygınlığı, İspanya’nın AB üyeliği ve tarihlerindeki Endülüs etkisi ellerini güçlendiriyor. Yeni yetişen şeflerinin yaratıcılık ve cüretkarlığı da en iyi 10 restoran listesinde dört İspanyol restoranı olmasınısağlıyor. İspanya’ya özel yemekler yemek haricinde merakla gitmemin diğer sebebi, bu kadar atak yapan bir ülkeyle ne farkımız var, diye incelemekti. Çok iyi restoranlarıolmakla birlikte; yollarda ve sokaklardaki yemekler ve tapas listeleri karakterini globalizasyonla kaybetmiş. Tapas mönüsü istediğinizde listede Yunan ve Russalataları var! Domateslerin tadı yok, organik domatesin kilosu 8 Euro! Birçok yerde denememe rağmen güzel bir paella yiyemedim. Bu tür sorunlar bizde de yaşansa da, temel fark onların yaratıcı ve dünya çapında yemekler üreten aşçılarının olması. Bu konuyu ülke tanıtımı ve endüstri olarak görmeleri. Yemek bir ülkenin özgünlüğünü en iyi ifade edebildiği alanlardan. Fakat artık İspanya’daki bir alışveriş merkezinde sunulanla ABD veya İtalya’dakininpek farkı kalmadı. Bunun sonucunda, gittiğimiz yerde ne yenir ve en güzel yerel yemeği nerede buluruz soruları arttı. Alışveriş de yerel ürünler, baharat ve sanat gibi konulara kayıyor hızla. Hal böyleyken, yemek taşınmaz özgün kültür öğesi olarak, giderek önem kazanıyor. Evde yeme…