Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Resmi Sitesi

Gaziantep Mutfağı

Bu haber 19 Eylül 2018 - 16:26 'de eklendi ve 179 views kez görüntülendi.

Günümüzde medya ve iletişimdeki gelişmeler, Gaziantep Mutfağının da Gastronomi alanındaki kimliğinin, etkin şekilde ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu başlangıç yazımda Gaziantep mutfağının tarihsel uzantılarına dokunarak anlatmaya çalışacağım.

Gaziantep bölge olarak yaklaşık 6000 yıllık geçmişi olan bir kenttir. Neolitik çağ olarak ifade edilen dönemde, insanların kısmen de olsa birlikte yaşamaya başlaması, ilerleyen zaman ile birlikte köy hayatına geçiş döneminin başlamasına sebep olur. Daha sonraki Bakır, Tunç, Demir, İlk, Orta, Yeni ve Yakın Çağlarını bu topraklarda özümseyerek yaşayanlar, sonuçta bu kentin de mevcut temellerini atmıştır.

Zorluklar ve arayışlar, insanı kendisi için gerekli olan her şeyi deneme yanılmalarla bulup yaşamına katmasına neden olmuştur. Böylece öncelik beslenme olarak başlayan süreç, eş zamanlı ısınma, savunma ve benzerleri o günlerin şartlarında yaşama girmiştir. Gaziantep bu evreleri tarihsel boyutu ile dünyada en yoğun şekilde yaşamış kentlerden biridir.

Konumuz olan Gaziantep Mutfağından bahsetmeden önce kısaca bu kentin ismine değinmekte yarar var. Zaman içinde değişerek günümüze gelinceye kadar birbirine yakın Hantap, Ayıntap, Antap ve son olarak şiveye uygun olan Antep ismini almıştır. Anlamı ise suyun gözü, pınarın gözü, ışığın kaynağı gibi muhtelif tarihsel tanımlara sahiptir. Aynı zamanda geçmişte bu kent için önemli bir değere sahip olan eski ismi Aynülleben olup, zamanla yine şiveye dayalı Alleben ismini alan bir deresi vardır. Arapça anlamı süt pınarıdır. Kaynak olarak şehrin batısından doğup güneyine doğru devam eder ve Suriye topraklarına kadar uzanır. Şehrin içinden geçerken onlarca irili ufaklı pınar bu dereyi beslerdi. Balık tutup yüzdüğümüz Alleben’in her iki tarafı söğüt ve başka ağaçlarla kaplı şehrin tüm ihtiyacını karşılayacak mesire yerine sahip idi. Bu gün kaynağın oluştuğu yerde bent yapılarak aynı isimle bir gölet yapılmış olup, besleyen pınarlar da kuruduğu için sızıntı şeklinde bir akar haline dönüşmüştür. Dikkat edilirse kentin ismi ve derenin ismi anlam olarak birbirine yakın olması, oluşumları esnasında coğrafi koşullarının güzelliğini ifade eden sadece iki tanımdır. İşte bu koşullara sahip bir kentin insanları da, birçok konuda olduğu gibi, Gaziantep Mutfağını beslenmenin dışında ciddi bir kültürel değer haline getirmiştir. Haliyle günümüzde de devam eden bu yaratıcılık, yeni tatların mutfağımıza girmesine neden olmaktadır.
Kısaca Gaziantep Mutfağının tarihteki yolculuğunu, konumunu ve bu kentte yaşayanların günümüze gelirken aldıkları mesafede etken olan sebeplere dokundum. Bir de Ünlü gezginimiz Evliya Çelebi’nin 17’inci yüzyılda bu kenti ziyareti esnasında seyahatnamesinde yazdıklarını okumak gerekir ki sadece kenti anlatıp geçmemiştir. Sonunda Gazi şehrimiz için son söz olarak söyledikleri aslında bu kenti en güzel tanımlayan ifadedir.

”Şehr-i Ayıntab-ı Cihan” dır.  Anlamı Dünyanın Göz Bebeği dir.

Bu yazımı bitirirken, bir tesadüf müdür bilemem ama gerçek anlamda dünyada şehrinin ismi ile anılan tek bir mutfak vardır: Gaziantep mutfağı. Dünyada Paris, Pekin, Roma Londra mutfağı yoktur!

 

Dt. Mehmet Ragıp Güzelbey /Mirbey

06/09/2018 Gaziantep

Dt. Mehmet Ragıp Güzelbey
Dt. Mehmet Ragıp Güzelbeymehmetragip@lokantacilarvepastacilar.org.tr

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.