Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Resmi Sitesi

Tarihi Lokanta Nedir?

Bu haber 14 Eylül 2018 - 13:14 'de eklendi ve 108 views kez görüntülendi.

Dr. Oğuz Erkara
Dr. Oğuz Erkara

Aslında konuya lokanta nedir diye başlamak lazımdı ama konuyu dağıtmış olacağız. Niye öyle dedin derseniz, yenen içilen mekanlara öz Türkçe, kullanışlı bir kelime bulamamış olmamızın üzüntüsünü duyuyorum. Malum lokanta İtalyancadan dilimize girmiş bir kelime. Resturant ise Fransızca. Restoran diye biraz değiştirmişiz ama o da biraz uydurma gibi duruyor. İnşallah dil uzmanlarımız zamanla dilimize yerleşecek bir kelime bulabilir.

Bir olaya, bir işletmeye veya bir mekana tarihi diyebilmek için bazı şartların oluşması gerekir. Lokantaya tarihi diyebilmek için bence en az 40-50 yıllık bir geçmiş ve en az 2-3 kuşaktır bu lokantanın yaşatılıyor olması lazım. 2010 yılında Cinius Yayınları tarafından yayınlanan “100 Tarihi Lokanta” isimli kitabımda, bu tarihi olma kriterini şöyle belirlemiştim: Türkiye’nin en eski lokantalarını buldum. Tarih sırasına koydum. Sayı 100’e ulaşınca bıraktım. Böylece ülkemizin en eski 100 lokantası ortaya çıkmış oldu.

2010 yılından önce internet ve sosyal medya bu kadar yaygın değildi. O yüzden bir kitaba, ya da bir gazeteye konu olmamış pek çok tarihi lokantaya erişememiş ve kitabıma koyamamıştım. Bu güne kadar ikinci baskıyı yapacak vaktim de olmadı. Bu eksiği gidermek için bir internet sitesi hazırladım: www.100tarihilokanta.com

Şimdi tespit ettiğim tarihi lokantaları bu sitede anlatıyorum. Tabi kitabımda yer alanlar da bu sitede mevcut. Eşim Dr. Defne Erkara ile birlikte hem İstanbul’da hem de fırsat buldukça daha önce keşfetmediğimiz tarihi lokantaları ziyaret ederek sitemize ekliyoruz.

Siz lokantacılar doğal olarak benden daha iyi bilirsiniz ki lokantacılık dünyanın en zor işlerinden biri. Yeni açılan lokantaların % 90’ının ilk 5 yıl sonunda kapandığına dair bir yazı okumuştum. Bu sebepten 40-50 yıldır hatta 150 yıldır ayakta olan bir lokantayı ve onu ayakta tutanları derinden takdir etmemek imkansız.  Kitabımı yazma sürecindeki araştırmalarımda tarihi lokantaların pek çok ortak özelliği olduğunu keşfettim. Bu özellikleri aslında başarı sırrı gibi de düşünebilirsiniz. Bunları burada paylaşmak istiyorum:

1- İşini çok sevmek

2- Çok çalışmak

3- Kaliteli ve taze malzeme kullanmak

4- İşin başında durmak

5- Hijyen

6- “Yemeyeceğin yemeği müşteriye verme” kuralını tavizsiz uygulamak

7- Standarizasyon

8- Sık eleman değiştirmemek

9- Güleryüzlü olmak

Bunları biliyoruz zaten dediğinizi duyar gibiyim. Doğru, herkesin bildiği gerçekler. Ama bilmek başka, uygulamak başka. Meşhur sözü bilirsiniz: “ Türk gibi başla, Alman gibi devam ettir”.

Hevesle başladığımız işler başta çok güzel ilerliyor. Sonrasında hevesimizi alınca peşini bıraktığımız için yavaşça yok oluyor. Tarihi lokantaların yok olmasını önleyen etken, kurucularının heves ve sevgilerini bir gün bile kaybetmemiş olmaları. Kitabı yazma süresinde dostum olan bu kurucuların ortak özelliği, lokantalarını iş olarak değil aşk olarak görmeleri. Hayatlarını bu lokantaya adamakta bir sakınca görmedikleri için lokantalar tarihi oluyor ve sonraki kuşakta bu tutku yok olduğu için lokantalar da yok oluyor. Bize düşen ise bu değerli tarihi lokantalar yok olmadan deneyimlemek.

Sevgiyle kalın, ağız tadınız ömür boyu bozulmasın.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
%